Meke Gölü
Konya Karapınar'daki Meke Gölü, geniş bir maar çukurunun ortasında yükselen volkanik konisi ve mevsimlik kuş zenginliğiyle Anadolu'nun en sıra dışı krater göllerinden biridir.
Konya'nın Karapınar ilçe merkezine yalnızca birkaç kilometre uzaklıkta, geniş ve düz bir bozkırın ortasında beklenmedik bir görüntü belirir. Uzaktan bakıldığında yeri kaplayan geniş bir çukurun içinde, suyla çevrili koyu renkli bir tepe yükselir. Karapınar–Ereğli karayolunun kenarındaki bu oluşum, Türkiye'de eşine az rastlanan bir volkanik göldür. Koyu renkli koniyi çevreleyen suyun, tepeden bakıldığında bir nazar boncuğunu andırması nedeniyle halk arasında "dünyanın nazar boncuğu" olarak da anılır.
Karapınar Ovası'nın Ortasında İki Katlı Bir Göl
Meke, İç Anadolu Bölgesi'nde, Konya ilinin Karapınar ilçesi sınırları içinde yer alır. İlçe merkezine yaklaşık 8 kilometre uzaklıkta, Karacadağ'ın güneydoğu kesiminde konumlanır. Deniz seviyesinden yaklaşık 980 metre yükseklikte, Konya Kapalı Havzası'nın geniş düzlükleri arasında bulunur. Çevresi baştan sona bozkır bitkileriyle kaplıdır; yılın büyük bölümünde kurak ve sarı bir görünüm hâkimdir. Buna karşın gölün kendisi, bu kurak ortamın tam ortasında mavi ve yeşil tonlarıyla bambaşka bir pencere açar.
Meke'yi özel kılan şey, tek bir gölden çok iç içe geçmiş bir yapı olmasıdır. Geniş bir çukurun (maar) tabanını kaplayan dış gölün ortasında, ikinci bir volkan konisi yükselir; bu koninin tepesindeki küçük çanakta ise ayrı bir göl daha bulunur. Yani bir göl, kendi ortasındaki bir adanın üzerinde ikinci bir gölü taşır. Bu "iki katlı" düzen, Meke'yi dünyada benzeri az bulunan volkanik şekiller arasına sokar.
Meke Nasıl Oluştu?
Gölün oluşumu uzun bir jeolojik süreçte gerçekleşmiştir. Yaklaşık beş milyon yıl önce, bugünkü gölün bulunduğu yerde şiddetli bir volkanik patlama meydana gelir. Magmanın yer altı sularıyla karşılaşmasıyla oluşan bu tür patlamalar, lav akıtmak yerine geniş ve yayvan bir çukur açar; bu yapıya maar denir. Zamanla bu çukur yağmur ve yer altı sularıyla dolarak bir göle dönüşür.
Yaklaşık 9.000 yıl önce, aynı noktada ikinci bir patlama daha yaşanır. Bu kez gölün tam ortasında kesik koni biçiminde bir volkanik tepe oluşur; püsküren kül ve cüruf yığını su yüzeyinin üzerine çıkar. Patlama sona erince bu koninin tepesindeki çanak da zamanla suyla dolarak ikinci, daha küçük bir göle dönüşür. Böylece Meke, bugünkü iç içe iki göllü görünümüne kavuşur.
Ortadaki koni, su seviyesinden yaklaşık 50 metre yükseklikte durur ve gölün en tanınan silüetini oluşturur. Bu volkanik kütlenin ilginç bir özelliği vardır: Gözenekli yapısı sayesinde en yoğun yağışları bile hızla emer. Bu özellik, gölün binlerce yıl boyunca biçimini büyük ölçüde korumasına yardımcı olmuştur.
Tuzlu Su ve Kendine Özgü Bir Ortam
Dıştaki gölün suyu tuzlu ve acıdır. Yapısında magnezyum sülfat gibi maddeler bulunması, suyun tadını değiştirir ve içinde balık gibi canlıların yaşamasını büyük ölçüde engeller. Gölde daha çok mikroskobik canlılar barınır. Yılın sıcak aylarında su seviyesi düşüp bu mikroorganizmalar çoğaldığında, göl yüzeyinde kızıl ve pembe tonlu renklenmeler görülebilir.
Gölün beslenmesi ağırlıklı olarak yer altı su kaynaklarına bağlıdır. Genişliği yaklaşık 800 metre, uzunluğu 500 metre çevresinde olan dış göl, görece sığ kabul edilir; ortalama derinliği 12 metre dolayındadır. Ortadaki koninin tepesindeki küçük göl ise daha derin ve tuzludur.
Kuşların Uğrak Yeri
Meke, özellikle göçmen kuşlar için önemli bir duraktır. Suyu ve çevresindeki bozkır, farklı türlere barınma ve beslenme olanağı sağlar. Burada ak pelikan, leylek, çeşitli ördek türleri, sakarmeke, uzunbacak, kerkenez ve kara çaylak gibi kuşlar görülebilir. Bölge, bu zenginliği nedeniyle uzun zaman "kuş cenneti" olarak anılmıştır.
Çevredeki geniş düzlükler, toy ve mezgeldek gibi nadir bozkır kuşlarının yaşadığı alanlar arasında yer alır. Bu nedenle Meke ve çevresi yalnızca görsel güzelliğiyle değil, biyolojik çeşitliliğiyle de değerlidir. Bitki örtüsü arasında da yalnızca bu yöreye özgü, tuzlu ve kireçli toprağa dayanıklı bazı endemik türler bulunur.
Kuruyan Bir Gölün Hikâyesi
Meke'nin son yıllardaki en belirgin sorunu su kaybıdır. Gölleri besleyen yer altı sularının tarımda aşırı kullanımı ve bölgede etkili olan kuraklık, su seviyesinin sürekli düşmesine yol açmıştır. Bazı yıllarda dış gölün büyük bölümü, kimi zaman neredeyse tamamı çekilmiş; kurak mevsimlerde ise ortadaki koninin tepesindeki küçük göl de tümüyle kurumuştur. Yağışlı dönemlerde su bir miktar geri dönse de göl, eski durumundan uzaklaşmıştır.
Bu değeri korumak için bölge çeşitli statülerle güvence altına alınmıştır. 1989'da birinci derece doğal sit alanı ilan edilmiş, 1998'de yaklaşık 260 hektarlık kesimi tabiat anıtı olarak tescillenmiştir. 2003'te alanda yeni kuyu açılması yasaklanmış, 2005'te ise Meke, sulak alanların korunmasına yönelik uluslararası Ramsar listesine dahil edilmiştir. Su kaybını yavaşlatmak amacıyla çevrede ağaçlandırma ve tasarruflu sulama yöntemlerine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Meke'yi Ziyaret Ederken
Göl, karayolunun hemen kenarında yer aldığı için ulaşımı kolaydır. Çevresinde seyir ve fotoğraf çekimi için düzenlenmiş noktalar bulunur; manzaranın en iyi algılandığı yer, gölü yüksekten gören bu seyir alanlarıdır. Çukur oldukça dik kenarlarla çevrili olduğundan su kenarına inmek zor ve güvenli değildir; bu nedenle ziyaretçilerin büyük bölümü yukarıdan izlemeyi tercih eder.
Bozkır iklimi nedeniyle yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk geçer. İlkbaharda çevredeki düzlükler yeşile bürünür ve göl çevresi daha canlı bir görünüm kazanır; karla kaplandığında ise manzara tümüyle değişir. Gölün uzak yerleşimlerden ve ışık kirliliğinden uzak konumu, son yıllarda gece fotoğrafçılığı yapanların da ilgisini çekmesini sağlamıştır. Güneşin doğuşu ve batışı sırasında ortaya çıkan renkler, gölün silüetini özellikle etkileyici kılar.
Yakın Çevrede Ne Var?
Meke'nin hemen kuzeydoğusunda, aynı volkanik sistemin parçası olan Acıgöl yer alır. O da bir maar gölüdür; ancak ortasında ikinci bir koni bulunmadığı için görünümü Meke'den farklıdır ve suyu tuzludur. Karapınar çevresi, irili ufaklı krater gölleri, volkan konileri ve obruklar bakımından zengin bir jeolojik bölgedir. Bu alan, Türkiye'nin ilk jeoparklarından biri olarak değerlendirilmekte ve uluslararası jeolojik miras ağlarına dahil edilmesi için çalışmalar yürütülmektedir.
Karapınar ilçesi, Osmanlı döneminde bir konaklama ve yerleşim merkezi olarak da bilinir; ilçede tarihi yapılar ve eski yerleşim izleri görülebilir. Bölgeye gelenler, Meke ile Acıgöl'ü aynı güzergâhta birleştirip volkanik oluşumları yakından tanıma imkânı bulur. Geniş bozkır düzlükleri, ilginç yer şekilleri ve sessiz manzarasıyla Karapınar, doğa ve jeoloji meraklıları için alışılmadık bir gezi rotası oluşturur.
Keşfetmeye Devam Et
Patara: Likya'nın Kumlar Altındaki Başkenti
Antalya'nın Kaş ilçesindeki Patara, uzun kumsalı ve kum tepeleriyle Likya'nın en önemli liman kentlerinden birinin kalıntılarını bir arada sunuyor. Tarih ile doğanın iç içe geçtiği bu ören yeri, hem deniz hem kültür meraklılarını bekliyor.
İncele →
Yerköprü Şelalesi
Yerköprü Şelalesi, Mersin'in Mut ilçesinde yer alır ve traverten basamaklarından dökülen suyu ile dikkat çeker.
İncele →
Ihlara Vadisi: Aksaray'ın Doğa ve Tarih Buluşması
Aksaray'daki Ihlara Vadisi, Melendiz Çayı boyunca uzanan kanyonu ve kaya kiliseleriyle doğa ile tarihi bir arada sunar. Yürüyüş parkurları ve freskli kiliseleriyle keşfe değer bir rotadır.
İncele →
Karain Mağarası
Antalya'nın kuzeybatısındaki Karain Mağarası, yarım milyon yıla yakın kesintisiz iskânı ve Neandertal kalıntılarıyla Anadolu prehistoryasının en önemli duraklarından biridir.
İncele →İlgili içerikler

Konya
Konya, Mevlana'nın manevi huzuru ve Selçuklu'nun mimari mirasıyla öne çıkan bir şehir. Tarihi yapıları, lezzetli yerel yemekleri ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini büyüler.

İç Anadolu Bölgesi
Kapadokya’nın sıra dışı vadilerinden Ankara’nın şehir yaşamına, Konya’nın tarihinden geniş bozkırlara uzanan İç Anadolu farklı yüzleri bir araya getirir.

Meke Gölü: Konya'da Volkanik Bir Oluşum
Konya'nın Karapınar ilçesindeki Meke Gölü, volkanik patlamalar sonucu oluşmuş bir krater gölüdür ve önemli bir kuş cennetidir. Doğa tutkunları için eşsiz bir sulak alan olan Meke, jeolojik yapısı ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeker.

Tuz Gölü
Tuz Gölü, yaz aylarında çekilen suları ve beyaz tuz örtüsüyle dikkat çeken bir doğa harikasıdır.

2 Günlük Konya ve Çatalhöyük Rotası
Konya merkezdeki Selçuklu ve Mevlevi mirasını bir günde gezen, ikinci gün ise Konya Ovası'na açılıp Çatalhöyük'ün Neolitik dünyasına inen iki günlük bir rota.

Konya: Mevlana'nın Diyarında Tarih ve Maneviyat
Konya, Mevlana'nın türbesinden Selçuklu medreselerine, Çatalhöyük'ün Neolitik izlerinden Sille'nin taş sokaklarına ve taş fırından çıkan etli ekmeğine kadar katmanlı bir mirası bir arada sunar. Şehir, inanç turizmi ile arkeoloji merakını aynı rotada buluşturur.