Aizanoi Antik Kenti
Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde, Kocaçay'ın iki yakasına yayılan Aizanoi, Anadolu'nun en iyi korunmuş Zeus Tapınağı'na ve dünyada eşi benzeri olmayan bir tiyatro-stadyum kompleksine ev sahipliği yapar. Roma döneminin büyük kentlerinden birini baştan sona yürüyerek keşfetme imkânı sunar.
Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde, bugün Kocaçay olarak bilinen antik Penkalas Irmağı'nın iki yakasına yayılmış Aizanoi, iç Batı Anadolu'nun en etkileyici Roma kentlerinden biri. Deniz seviyesinden yaklaşık bin metre yükseklikte, Murat Dağı'nın kuzeyindeki verimli bir platoda kurulmuş olan kent, il merkezine yaklaşık 55-57 kilometre uzaklıkta. Çavdarhisar'ın içine gömülmüş kalıntılar, modern yerleşimin evleri ve sokaklarıyla iç içe geçmiş durumda; bu da ziyareti alışılmış bir müze gezisinden çok, yaşayan bir coğrafyanın içinde tarihi adımlamaya dönüştürüyor.
Aizanoi, anti k Frigya'da yaşayan Aizanitislerin ana yerleşim merkeziydi. Kentin adını, Friglerin efsanevi atası olarak anılan Azan'dan aldığı öne sürülür. Zeus Tapınağı'nın bulunduğu yüksek düzlükte yapılan kazılar, buradaki yerleşimin MÖ 3. bin yılın ilk yarısına kadar uzandığını gösteren buluntular ortaya koydu. Hellenistik dönemde bölge, Bergama ile Bithynia krallıkları arasında sürekli el değiştirdi; MÖ 133'te Roma egemenliğine girdi. Asıl parlak çağını ise MS 2. yüzyılda, özellikle İmparator Hadrianus döneminde yaşadı. Tahıl, şarap ve yün üretimiyle zenginleşen kent, bu dönemde büyük bir imar hamlesiyle anıtsal yapılarla donatıldı. Erken Bizans döneminde piskoposluk merkezi olan Aizanoi, 7. yüzyıldan itibaren eski önemini yitirdi.
Zeus Tapınağı
Kentte ilk göze çarpan yapı, bir tepenin üzerine kurulmuş Zeus Tapınağı. Anadolu'da ayakta kalan en iyi korunmuş Zeus tapınaklarından biri kabul edilen yapı, 53x35 metrelik bir podyum üzerinde yükseliyor. Tapınak, pseudodipteros plan tipinde düzenlenmiş; kısa kenarlarda sekiz, uzun kenarlarda on beş İyon sütunuyla çevrili. Sütun dizisiyle iç mekân arasındaki mesafenin iki kat geniş bırakılması, ona bu planda bilinen tek örnek olma özelliği kazandırıyor. Podyumun altında yer alan tonozlu bodrum kat ise Roma mimarisinde Anadolu'da başka benzeri görülmeyen bir çözüm.
Tapınağın çevresinde kazılarla ortaya çıkarılan agoradan merdivenlerle yükselen anıtsal bir giriş yapısı ve sunak kalıntıları bulunuyor. Yapının yüzeyinde, farklı dönemlerin bıraktığı izler okunabiliyor: Bizans döneminde kilise olarak kullanıldığına dair duvarlara kazınmış haçlar, Orta Çağ'da ise Çavdar Tatarlarının tapınak taşlarına çizdiği atlı, savaşçı ve şenlik sahnelerini betimleyen yüzlerce figür dikkat çekiyor. Bu figürler, tapınağı yalnızca bir Roma anıtı değil, katman katman yaşanmış bir tarihin belgesi hâline getiriyor.
Tiyatro ve stadyum kompleksi
Aizanoi'yi ayrıcalıklı kılan yapılardan biri, tiyatro ile stadyumun bitişik nizamda, ortak bir sahne binası etrafında kurulmuş olması. Antik dünyada bu biçimde bir kompleksin başka bir örneği bilinmiyor. İnşasına MS 160'tan sonra başlanmış, yapı 3. yüzyılın ortalarına doğru tamamlanmış. Kentin önde gelen hayırseverlerinden M. Apuleius Eurykles'in bu yapıya katkılarını anlatan yazıtlar, kalıntılar arasında hâlâ görülebiliyor.
Stadyumun oturma basamakları çokgen bir plan izlediği için yapı ortada genişliyor; en geniş noktasında batı yönünde bir kapı yer alıyor. Tiyatronun caveası, sahne binasının kuzeyindeki kireçtaşı kayalara yaslanarak inşa edilmiş. Sahne binasının mermer kaplamalı cephesi, aynı zamanda stadyumun tiyatroya bakan tek yüzünü oluşturuyor. Yüzyıllar boyunca yaşanan depremler ve yıkımlar nedeniyle bu cepheden kopan taş bloklar bugün stadyumun içine yığılmış hâlde. Oturma basamaklarına çıkıldığında, antik seyircinin gösterileri izlediği o geniş açı hâlâ hissedilebiliyor.
Macellum: erken bir pazar ve fiyat yazıtı
Kentin güney kesiminde yer alan yuvarlak planlı Macellum, MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir kapalı pazar yapısı. Duvarlarında, İmparator Diocletianus'un MS 301'de para değer kaybına karşı enflasyonu dizginlemek için çıkardığı fiyat emirnamesinin bir kopyası yer alıyor. İmparatorluk genelinde satılan malların azami fiyatlarını sıralayan bu yazıt, büyük ölçüde okunur durumda günümüze ulaşmış. Aizanoi'nin, dünyada enflasyonun ilk kez hesaplandığı yerler arasında anılması da bu yapıyla ilişkilendiriliyor. Yazıtın çevresindeki sütunlu düzen, bir zamanlar burada kurulan hareketli bir ticaret yaşamına işaret ediyor.
Penkalas kıyısı, köprüler ve hamamlar
Aizanoi'yi ortadan ikiye bölen Penkalas (Kocaçay), antik dönemde kentin omurgasıydı. Irmak boyunca yükselen rıhtım duvarları ve suyun üzerinden geçen köprüler, iki yakayı birbirine bağlıyordu. Antik kentte beş köprünün varlığı biliniyor; bunlardan ikisi bugün hâlâ ayakta. Beş kemerli ana köprünün açılış töreninin MS 157 Eylül ayında yapıldığı, korkuluk kaidesindeki yazıttan anlaşılıyor. Kentin batı yakasında Zeus Tapınağı, agora, gymnasium ve stadyum-tiyatro kompleksi; doğu yakasında ise pazar yapısı, sütunlu cadde ve yönetici yapıları yer alıyordu.
Kentte iki hamam kompleksi tespit edildi. Tiyatro-stadyum ile tapınak arasındaki hamam, MS 2. yüzyılın ikinci yarısına ait; mermer kaplamaları ve çalışma kanalları bugün de seçilebiliyor. Kuzeydoğudaki hamam ise yaklaşık bir yüzyıl sonra inşa edilmiş; taban mozaiklerinde bir satir ile bir menad betimlenmiş. Bu yapı, ilerleyen dönemlerde piskoposluk merkezi olarak da kullanılmış. Kent çevresine yayılmış nekropoller, bir gymnasium, bir antik bent ve su yollarının kalıntıları da ziyaret sırasında görülebilecek diğer unsurlar arasında.
Gezinin dokusu
Aizanoi'yi gezmek, kalıntıları birbirinden kopuk birer eser gibi değil, bir kentin sokaklarını yürür gibi deneyimlemek anlamına geliyor. Zeus Tapınağı'nın bulunduğu plato, kentin en yüksek noktası ve bütün kalıntıları kuş bakışı izleme imkânı veriyor. Aşağı indiğinizde taş döşeli yollar, sütun gövdeleri, yıkık duvarlar ve Kocaçay'ın serin kenarı sizi karşılıyor. Çavdarhisar'ın evleri ile antik kalıntıların iç içe geçmesi, buraya ayrı bir karakter katıyor; bazı yapı taşlarının yüzyıllar boyunca başka işlerde kullanılmış olması, kentin tarihini gündelik hayatın içine taşıyor. Kalıntılar arasında yürürken konuşma sesleri, ırmağın akışı ve açık arazinin rüzgârı dışında fazla bir gürültü yok; bu da alanı sakin, düşünmeye açık bir ziyarete uygun kılıyor.
Çevredeki yerler
Aizanoi'yi ziyaret ederken çevredeki bölgeyi de rotaya eklemek mümkün. Kuzeyde Kütahya il merkezi, kalesi, geleneksel konutları ve çini geleneğiyle yakın bir durak. Kentin kuzeyindeki Murat Dağı ve çevresindeki ormanlık alanlar, kaplıca ve termal kaynaklarıyla kendine ayrı bir gezi başlığı açıyor. Batıda Gediz ilçesi ve çevresi, doğuda ise Simav yönü, Aizanoi'yi merkez alan birkaç günlük bir Anadolu turu planlamak isteyenler için doğal uğraklar oluşturuyor.
Aizanoi, 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmış olsa da hâlâ kitle turizminin uzağında, kendi hâlinde bir yer. Bu sakinlik, antik kenti kalabalığa kapılmadan, taşların arasında kaybolmuş ayrıntıları fark ederek gezmek isteyenler için en büyük avantaj. Zeus Tapınağı'nın ayakta kalan sütunları, bir tepenin üzerinden ovaya bakarken Roma döneminin görkemini sessizce hatırlatıyor.
Keşfetmeye Devam Et
Mençuna Şelalesi
Artvin Arhavi'de bulunan Mençuna Şelalesi, etkileyici doğal yapısı ve keyifli yürüyüş parkuruyla dikkat çekiyor.
İncele →
Malabadi Köprüsü
Diyarbakır'ın Silvan ilçesi sınırlarında Batman Çayı üzerinde yükselen Malabadi Köprüsü, Artuklular döneminden kalan dev sivri kemeriyle bölgenin en önemli tarihi yapılarından biridir. Köprü, mühendislik başarısı ve çevresindeki doğal manzarasıyla görülmeye değer.
İncele →
Nemrut Dağı
Adıyaman’da, dev heykelleri ve binlerce yıllık anıtsal kalıntılarıyla Türkiye’nin en etkileyici arkeolojik alanlarından biri.
İncele →
Mardin Eski Şehir
Taş mimarisi, dar sokakları ve Mezopotamya Ovası’na bakan eşsiz şehir dokusuyla Türkiye’nin en karakteristik kültür merkezlerinden biri.
İncele →İlgili içerikler

Kütahya Şehir Rehberi: Çini, Termal ve Frig Mirası
Kütahya, zengin tarihi ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken bir şehir. Çini sanatı, termal kaplıcaları ve Frig Vadisi ile ziyaretçilerine unutulmaz deneyimler sunuyor.

Aphrodisias: Ege'nin Mermer Sanatıyla Ünlü Antik Kenti
Aydın'ın Karacasu ilçesindeki Aphrodisias, iyi korunmuş mermer yapıları ve heykel atölyeleriyle antik dönemin sanat merkezlerinden biridir. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan kent, Roma ve Bizans dönemlerine ait etkileyici kalıntılarıyla ziyaretçilerini büyüler.

Kekova: Antalya'nın Sular Altındaki Antik Kenti ve Tekne Turu Rehberi
Antalya'nın Demre ilçesi açıklarındaki Kekova, berrak suların altında görülebilen batık antik kent kalıntılarıyla ünlü bir kıyı bölgesidir. Tekneyle gezilen koyları, Likya döneminden kalan izleri ve korunmuş doğasıyla hem tarih hem deniz tutkunlarını kendine çeker.

Kaunos Antik Kenti
Dalyan kanalının karşısındaki kayalıklara oyulmuş anıtsal kaya mezarlarıyla ünlü Kaunos, Karya döneminden kalma bir liman kentidir. Antik tiyatrosu, liman kalıntıları ve kayalık yamaçtaki tapınak cepheli mezarlarıyla Dalyan'ın en çarpıcı duraklarından biridir.

Stratonikeia
Muğla'nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia, kesintisiz yerleşim geçmişi ve gladyatörlere ait yazıtlarıyla öne çıkan bir antik kenttir.

1 Günlük Kars Ani Rotası
Kars'ın Ani Antik Kenti'nde bir gün süren tarih dolu bir rota planlayın. Katedral, kiliseler ve surları keşfedin.